YayınlarımızDown Sendromu Davasında Tazminat Kararı

9 Mayıs 20220
https://www.hanyaloglu-acar.av.tr/wp-content/uploads/2022/05/pexels-ksenia-chernaya-6340550-1280x853.jpg

Gebeliğin 9’uncu haftası ve 14 hafta 4 günlük döneminde başvuran, 38 yaşındaki gebenin, down sendromlu bebek dünyaya getirmesi nedeniyle Sağlık Bakanlığı aleyhine açtığı davada “3.850.000 TL (üçmilyon sekizyüz ellibin) maddi ve 150.000 TL (yüz elli bin) manevi tazminatın 2018 yılından itibaren faizi ile ödenmesine” karar verildi.

İdare mahkemesince verilen tazminat kararında; gebenin başvurduğu hafta itibari ile ikili üçlü test yapılması imkânı olmasa da uygun tarihte gelmek üzere randevu verilmesi gerektiği ve anamnez ve muayene bilgilerinin kayıtlarda yer almamasının eksiklik olduğuna dair iki noktaya işaret edildi.

Yargılama sırasında yapılan değerlendirmede; gebenin yaş riski (38) itibari ile ileri merkeze yönlendirildiği, yönlendirilen merkezde muayene eden hekimler tarafından gebenin down sendromu tarama geçmişinin sorgulandığı ve hasta kayıtlarına “ikili ve üçlü tarama testlerinin yapıldığı ancak tetkikleri yanında yok, sonuç açısından değerlendirilmesi yapılamadı” notu olması yeterli görülmeyerek Sağlık Bakanlığı aleyhine tazminat kararı verildi.

İlgi kararı alıntı olarak sunuyoruz:

“…… Dosya kayıtlarına göre; NK’nın davaya konu olan gebeliğinde hekime ilk başvurusu 9 hafta 2 günlük gebe iken, xxx Devlet Hastanesi’nedir. Dr.BS  tarafından değerlendirilen NK için ilk başvuruda istenen tetkikler ve USG yapılması uygun bulunmuştur. İlk değerlendirmede N K’nın taşıdığı bebek için Down Sendromu olma riski ileri anne yaşından ibarettir. Bu başvuruda gebelik haftası itibariyle Down Sendromu açısından biyokimyasal ve/veya USG tarama yapılması söz konusu değildir. Bununla birlikte bu haftada uygun yaklaşımın; hastanın hekim tarafından antenatal tarama ve tanı testleri hakkında bilgilendirilmesi ve hastaya taramanın yapılacağı tarihte gelmek üzere randevu verilmesi olacağı değerlendirilmesinde bulunulmuştur.  NK, sonraki başvurusunda 14 hafta 4 günlük gebe iken yine Dr. B S  tarafından değerlendirilmiş olup gebelik haftası itibariyle ikili test / kombine test, üçlü test ve dörtlü test yapılması mümkün değildir. Mevcut durumda uygun yaklaşım; ikili ya da kombine testi uygun tarihlerde başvurusu olmaması nedeniyle kaçıran hastanın üçlü tarama testi için uygun zaman aralığına randevulaşmasıdır. NK’nın bu kontrolünde Dr.BS tarafından tarama testleri açısından sorgulanmaması bir eksiklik olarak değerlendirilmiştir.

NK’nın Dr. BS  üçüncü başvuru, son adet tarihine göre 21 hafta 2 günlük gebe iken olup gebelik haftası itibariyle Down Sendromu için serum biyokimyasal tarama testleri için uygun hafta geride kalmakla birlikte, hastanın ultrasonografi ile fetal anomali taraması açısından Dr. BS tarafından ileri merkeze yönlendirilmesi uygun bulunmuştur.

… Bununla birlikte, XXX Devlet Hastanesi elektronik kayıtlarında NK’ya ait ilgili başvurularda anamnez ve muayene bilgilerinin yer almaması, Down Sendromu açısından antenatal tarama ve tanı hakkında NK’nın bilgilendirildiğine işaret etmemektedir. Dr. BS tarafından anamnez ve muayene bilgilerinin uygun şekilde kaydedilmemesi bir eksiklik olarak değerlendirilmiştir.

NK 27.07.201X tarihinde YYY Kadın Sağlığı EAH’te Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanı Op. Dr. TM tarafından değerlendirilip poliklinik defterine “Gebelik sayısı 3, yaşayan 2, 21 hf, 2li (+), 3lü (+) dış merkez takipli, tetkikleri yok. Tek (+), 21 hf-21-20, makat, ant, 2. basamak”olarak kaydedildiği göz önünde bulundurulduğunda, hastanın ultrasonografi ile fetal anomali taraması  için yönlendirildiği merkezde Down Sendromu için biyokimyasal tarama geçmişi açısından sorgulandığı, ikili ve üçlü tarama testlerinin yapıldığının öğrenildiği ancak tetkikleri yanında yok notuyla sonuç açısından değerlendirilmesinin yapılamadığının kaydedildiği düşünülmüştür. NK’nın iddiası bu testlerin hiç yapılmadığı yönündedir. Bu çelişkinin adli tahkikatla giderilmesinin uygun olacağı sonucuna varılmıştır….

N K’nın YYY Kadın Sağlığı EAH başvurularında 27.07.201X tarihinde Op. Dr. TM ve 28.10.201X tarihinde Op.Dr. NH. ile Asistan Dr. Ü tarafından antenatal tarama testleri açısından sorgulanması ve ilgili hekimler tarafından ikili testin sözel ifadeyle normal olduğu notlarının alınması tıbbın gerek ve kurallarına uygundur. Ancak hasta iddiası ve Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü kayıtlarından N K’ya davaya konu olan gebeliğinde tarama testi yapılmadığı anlaşılmaktadır. YYY Kadın Sağlığı EAH başvurularında tarama testlerinin yapılmadığı anlaşılsaydı, hastanın ileri anne yaşı da göz önünde bulundurularak tanı testine yönlendirilebilecek olması hususu önem arz etmektedir. Bununla birlikte hastanın “tıbbi hizmet vermekle görevli sağlık personeline, sağlık durumuyla ilgili tam ve doğru bilgi verme” sorumluluğunu yerine getirmemiş olma ihtimalide göz önünde bulundurulunca, bu çelişkinin adli tahkikatla giderilmesinin uygun olacağı, kanaatine varılmıştır.

Sonuç; XXX Devlet Hastanesi elektronik kayıtlarında gebe NK’ya ait ilgili başvurularda anamnez ve muayene bilgilerinin yer almaması bir eksiklik olarak değerlendirilmiştir. Hastane kayıtları ve tıbbi belgelere göre; Dr. BS, gebeyi Down Sendromu tarama ve tanı testleri hakkında bilgilendirmemesi ve gebelik takibinde bu testler açısından sorgulamaması nedeniyle kusurlu bulunmuştur.” tespitlerine yer verildiği görülmektedir…

Davanın kabulüne;

3.850.981,65.-TL maddi tazminat ile …. toplam 150.000,00.-TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden (11/10/2018) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacılara ödenmesine,

  • … 273.307,05.-TL nispi karar harcının davalı idareden tahsiline,
  • Hükmedilen maddi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 127.135,00.-TL nispi vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine,
  • Hükmedilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 18.200,00.-TL nispi vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine,
  • Ankara Bölge İdare Mahkemesi’ne istinaf yolu açık olmak üzere, 28/02/2022 tarihinde” şeklinde karar verilmiştir.

Bu bağlamda Down sendromu   yargılamalarının akla getirdiği sorular:

Kamu hastanesinde yapılan gebelik takibinde, gebenin sonraki randevularını hekimin organize edebilmesi mümkün mü? Dış merkezde yapılan tetkik sonuçlarının hekime iletmemesi halinde hekimin bu bilgileri takibi mümkün mü? Hekimler her gebeye amniyo sentez yaptırmak istemediğine dair belgesi imzalatmalı mı? Yaklaşık 1.300.00 gebeden amniyo sentez yaptırmak istemediklerine dair imzalı belge alınması ve muhafazası prosedürünü kim organize etmeli?

Tüm bu sorulardan hareketle; Sağlık Bakanlığı aleyhine açılan davalarda, gebelik takibinde tıbbi uygulama hatası olmamasına rağmen “aydınlatmanın ispat edilememesi” nedeniyle ödenen tazminatların, kadın doğum uzmanlarına rücu edilmemesi, ayrıca sigorta şirketi aleyhine açılan davalarda, poliçe teminatını üzerindeki kısmın Sağlık Bakanlığı’nın sorumluluğunda değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Aksi halde kadın doğum hekimleri açısından meslekleri yapılamaz hale gelecektir.

Av. Ayşe Gül Hanyaloğlu

HANYALOĞLU- ACAR HUKUK BÜROSU

Yorumlarınızı Paylaşın

Your email address will not be published. Required fields are marked *

https://www.hanyaloglu-acar.av.tr/wp-content/uploads/2020/05/wlogo1-320x89.png
Büyükdere Caddesi 239/9 Maslak 34398 İstanbul
+90 212 278 25 51
info@hanyaloglu-acar.av.tr

Bizi takip edin:

Danışmanlık Alın

Bütün hakları saklıdır.

© Hanyaloğlu & Acar Hukuk Bürosu 2020