Yayınlarımızİcap Nöbetinin Malpraktis Hekim Davalarına Etkisi (Emsal Karar)

23 Haziran 20210
https://www.hanyaloglu-acar.av.tr/wp-content/uploads/2021/06/pexels-sora-shimazaki-5668473-1280x853.jpg

İcap nöbetinin malpraktis hekim davalarına büyük etkisi olduğu, ülkemizde icap nöbeti sisteminin hekimlerin anayasal haklarının önüne geçtiği, icap nöbeti yazılamayacak durumlarda dahi “acil vaka” tanımı içerisinde hekimlerin 30 gün icapçı olarak çalıştırıldığı ve olumsuz sonuçlarından idarelerin sorumlu tutulması gerekirken hekimlerin sorumlu tutulduğu görmezlikten gelinen bir gerçektir.

Hekimlerin İcap Nöbeti, Acil vaka için çağrılma vs sebeplerle çalıştırılmalarının hukuki kaynağına bakacak olursak;

Yataklı Tedavi İşletme Yönetmeliği 42/Aicap nöbeti esas olarak evde tutulan, ilgili uzman doktora mesai saatleri dışında da kurumun her türlü tıbbi ve idari gerekleri yönünden sorumluluk yükleyen, mesai dışında bulunduğu yeri bildirme ve işin gereği icabı kuruma makul bir süre içinde ulaşabileceği bir mesafede bulunma yükümlülüğü getiren ve gerektiğinde kuruma davet edildiğinde iştirak edilen nöbet türü olduğu,  bir uzman hekime bu kapsamda icap nöbeti yazılabilmesi için uzman adedinin birden fazla olması gerekir ifadesi kullanılmış ise de

42/B “Vak’a kendi branşıyla ilgili değilse süratle ilgili dal uzmanını ve acil vak’a için gerekli görülen diğer personeli de davet eder.” Denmek suretiyle tek uzman olan hastanelerde hekimler her gün nöbetçi gibi çalıştırılmaktadırlar. 42/C “Acil nöbeti tutan uzmanın talebi üzerine yapılacak, çağrıya ilgili dal uzmanı ve diğer personel uymaya zorunludur.” belirtilmiştir

30 gün süresince icap nöbetçisiymiş gibi acil aramalara cevap vermesi beklenen çok fazla hekim bulunmaktadır. 30 gün 24 saat aklı hastanede, dikkati telefonda olan bir hekimin normal bir aile hayatı yaşayabilmesi, çocuklarına ve sevdiklerine zaman ayırabilmesi mümkün müdür? Peki 30 gün 24 saat çalışan bir hekimin evde olmasının bir önemi kalır mı? Dinlenebilir mi? Kendini mesleki anlamda geliştirebilir mi? Zira çağrıldığı anda hastaneye belirli mesafede olması, aynı konsantrasyonla hastalara bakması beklenmektedir. Hekimleri bu çalışma şartlarından kaynaklı ceza ve tazminat davalarından korunabilmek için dilekçeler veriyor, Türk Tabipler Birliğinden yardım istiyorlar ancak henüz bir çözüm üretilebilmiş değildir.

 

 

KARAR İNCELEMESİ

Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10.İdari Dava Dairesi 2018/1238 Esas ve 2018/1502 Karar Nolu emsal kararda İdare aleyhine maddi ve manevi tazminata hükmedilmiş olup ödenen tazminat icap nöbetçisi hekime rücu edilmiştir. İcap nöbetçisi hekime bizzat hastayı görmemesi ve uzmanlık alanını aşan bir müdahale gereğinde de bir üst merkeze en kısa sürede sevki konusunda yönlendirici olmaması sebebiyle kusur atfedilmiştir.

Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulunun 05.08.2016 Tarihli Raporunda;

“Olay tarihinde nöbetçi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. XX in, her ne kadar icap (çağrı üzerine ) nöbetçi olduğu düşünülse de, hastanın yaşı ve yaralanmanın niteliği hakkındaki bilgisine rağmen ( gördüğü grafiden sonra bu bilgiyi alabileceği) , bir travmatoloji uzmanı olarak bu tip yaralanmaların ilk müdahalesi muayenesi ve sevk kararı gibi konulardan direkt sorumlu olacağı cihetiyle; olay tarihindeki nöbetçi olması durumunda acil servise icap etmemesi nedeniyle kusurlu olduğu, uzmanlık alanını aşan bir müdahale gereğinde de hastanın el cerrahisi uzmanı olan bir üst merkeze en kısa zamanda sevk edilmesi gerektiği  konusunda yönlendirici olmadığı (  hastayı görmediği ve gerekli bilgileri almadığı için ) cihetiyle de kusurlu olduğu , “

GEREKÇELİ KARAR

“Uyuşmazlığın çözüme kavuşturulabilmesi ve bünyesinde risk taşıyan hizmetlerden olan sağlık hizmetinin bu özelliği de dikkate alınmak suretiyle yapılan tedaviyle ilgili dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre, parmak zedelenmesi şikayeti ile kaldırıldığı YY Hastanesi’nde davacıya uygulanan tedavilerde idarenin tazmin sorumluluğunu doğuracak mahiyette hizmet kusuru bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla, Mahkememizce 28/04/2015 tarihli ara kararı ile Adli Tıp Kurumu’na yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan ve 06/12/2016 tarihinde kayda giren bilirkişi raporunda özetle; YY Hastanesi Acil Servisi’nde görevli doktorların hastayı alanında uzman bir El Cerrahisinin bulunduğu hastaneye sevk edilmesi gerekirken edilmemesi nedeniyle kusurlu olduğu tespitinde bulunulduğu, ……………..

Bakılan davada, 10/11/20l7 tarihinde kayda giren ve taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna davalı idare ve müdahil tarafından itiraz edildiği görülmekle birlikte, davalı idarenin ve müdahilin itiraz gerekçelerinin bilirkişi raporunu kusurlandıracak nitelikte olmadığı ve davalı idarenin dava konusu olayda davacıyı El Cerrahisi alanında uzman bir hastaneye sevkini geciktirmeden yapmaması nedeniyle hizmet kusurunun bulunduğu sonucuna varılmıştır.”

BÖLGE İDARE MAHKEMESİ KARARI

Bölge İdare Mahkemesi İstinaf taleplerini reddederek verilen yerel mahkeme kararını ONAMIŞTIR.

DEĞERLENDİRMEMİZ            :

İcap nöbetinin malpraktis hekim davalarına büyük etkisi olduğu ve hekimlerin özel hayatlarının kalmadığı hususları Türk Tabipler Birliğine yapılan hekim şikâyet ve çözüm talepleri ile de güncelliğini korumaktadır. Zira Türk Tabipler Birliğinin 2010 Anket Verileri ’ne göre icap nöbeti tutanların %26’sı her gün icapçıdır. 2 günde bir %10, 3 günde bir %10şeklinde devam eden oranlarda nöbet tutulduğu belirtilmektedir.

Temel insan haklarından sayılan sağlıklı çalışma ortamının sağlanması ve konumuzla bağlantılı olarak da malpraktise davetiye çıkaracak çalışma şartları sonucunda oluşan davalarda hekimlerin savunmasız bırakılması açıkça Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 18. Madde “Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır” 50. Madde Kimse, yaşına, cinsiyetine ve gücüne uymayan işlerde çalıştırılamaz” “Dinlenmek, çalışanların hakkıdır.”

Sağlık çalışanları başta hekimler olmak üzere malpraktis sebebiyle CEZA VE TAZMİNAT baskısı altında olmanın yanında “Sağlık Sisteminden” kaynaklı sorunların fatura edildiği meslek grubu olarak görülmektedir. Gelinen noktada hekimlerin çoğu meslekten uzaklaşma, yurt dışında çalışma yollarını ararken kendilerini ve ailelerini korumak adına büyük kaygı yaşamaktadırlar. Sağlık Sistemindeki aksaklıklar doğru analiz edilmeli ve kötü çalışma şartları, ucube icapçılık yöntemi, acil vaka kılıfı ile hekimlerin 30 gün icapçı gibi çalıştırılmalarının önüne geçilerek “mış” gibi yapmak yerine sağlık sisteminde insana yatırım yapılmalıdır.

Bu konu hakkındaki videomuzu da izleyebilirsiniz:

AV.ARB.AYŞE ACAR YÜCEL

HANYALOĞLU-ACAR HUKUK BÜROSU

Yorumlarınızı Paylaşın

Your email address will not be published. Required fields are marked *

https://www.hanyaloglu-acar.av.tr/wp-content/uploads/2020/05/wlogo1-320x89.png
Büyükdere Caddesi 239/9 Maslak 34398 İstanbul
+90 212 278 25 51
info@hanyaloglu-acar.av.tr

Bizi takip edin:

Danışmanlık Alın

Bütün hakları saklıdır.

© Hanyaloğlu & Acar Hukuk Bürosu 2020