YayınlarımızMalpraktis Davalarında Doktor Savunması

4 Nisan 20180
https://www.hanyaloglu-acar.av.tr/wp-content/uploads/2018/04/pexels-karolina-grabowska-4386464-1280x853.jpg

Malpraktis davalarında doktor savunması hangi durumlarda istenir? Farklı mercilerde yürüyen şikâyet, soruşturma izni, savcılık, ceza davası ve tazminat davalarını bir bütün olarak değerlendirmek neden önemlidir?

Şikâyet ve davalarla ilk kez karşılaşan hekim bir taraftan mesleğini devam ettirirken diğer yandan karmaşık yasal süreci doğru yönetme kaygısını taşır. Hekim Savunmasında en çok yapılan hata süreci bir bütün olarak görememe ve ilk aşamada yapılacak hataların süreçte ağır sonuçları olabileceğini fark etmemektir.  Hekimin savunma ihtiyacı farklı mercilerde değişik şekilde karşısına çıkabilir. Şöyle ki;

Malpraktis davalarında doktor savunması istenebilecek şikâyet ve davalar;

1- Davalar

  • Ceza davası
  • Tazminat davası
  • İdare tarafından tazminat talebinin tebliği
  • Mahkemelerden ihbar edilen davalar (hastaneler, idare ve sigorta şirketleri tarafından)
  • İdarenin hekime rücusu

2-Şikayetler;

  • CİMER- Cumhur Başkanlığı İletişim Merkezine yapılan şikayetler,
  • Alo 184-SABİM- Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezine yapılan şikayetler,
  • Tabip Odasına yapılan şikayetler,
  • Savcılık (Kamu ve Üniversitelerde çalışan hekimler için Soruşturma İzni/Lüzumu Muhakeme)

İş bu şikâyet ve davalar belki de trafik cezası dahi kesilmeyen, hayatlarını kurallara ve yasalara uyarak geçiren hekimlerin karşısına farklı şekillerde çıkabilmektedir. Bu yasal süreçlerin sonucu hekimin mesleki, hukuki (tazminat), cezai ve idari anlamda sorumluluğunu getirebilmektedir. Hekimin savunma yapmak durumunda kaldığı yasal süreçte savunmasına ve kendini nasıl koruyabileceğine ilişkin tespitlerimize geçmeden evvel hekimden ne yapması isteniyor görebilmek için Tıbbi Malpraktisin tanımına bakalım;

Malpraktis Nedir?

Dünya Tabipler Birliği “doktorun tedavi sırasında standart uygulamayı yapmaması, beceri eksikliği veya hastaya tedavi vermemesi ile oluşan zarardır” şeklinde tanımlarken,

Türk Tabipler Birliği “Bilgisizlik, deneyimsizlik ya da ilgisizlik nedeni ile bir hastanın zarar görmesi, hekimliğin kötü uygulanması” şeklinde tanımlamaktadır.

Tanımlardan yola çıkarak hekimin tıbbi müdahalesinin hukuk karşısında malpraktis sayılabilmesi için; 

Hekimin tıbbi müdahalesinde hukuka aykırılık, sonuçta maddi veya manevi zarar, hekimin kusuru ve son olarak zarar ile hekim davranışı arasında illiyet bağının kurulabiliyor olması gerekir.

Oysa malpraktis davalarında doktor savunması her zaman hekimin kusurunun olduğu durumlarda istenmemektedir. Tanımlarda hiçbir şekilde yer bulmayan standartlara uygun hekim davranışları da davalara konu edilebilmektedir. Hekimler yıllarca şikâyet ve davaların peşinde aklanmak ve hekimlerin deyişi ile onur meselesi olarak gördükleri durumdan kurtulmak için maddi manevi zarar görmektedirler. Davaların yaklaşık %80 inde hekim kusurunun olmadığı düşünüldüğünde uzun vadede hekimleri olduğu kadar sağlık sistemini de olumsuz etkileyen bir durum olacaktır. Bu durumda istenmeyen her sonucun malpraktis olarak düşünülüp hekimin sorumluluğuna bu kadar kolay gidilebilmesi stres ve yıpranmayı artırmaktadır.

Yasal süreç her ne şekilde gelirse gelsin öncelikle hekim tıbbi müdahalesi sonucunda gelişen durumun komplikasyon mu? Malpraktis mi? Olduğunu iyi irdelemeli ve literatür araştırması yaparak en başta savunmasını güçlendirmelidir. Zira hekim öngörülemeyen ve önlenemeyen yani KOMPLİKASYONLAR sonucu oluşan zararlardan sorumlu değildir.

Malpraktis davalarında doktor savunması; Talep, dava ve şikâyetler ne şekilde gelirse gelsin doktor savunmasının temelini oluşturacak ortak adımları aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.

  • Yasal süreçler her zaman süreli işlerdir. Bu sebeple tebligat tarihinin not alınması faydalı olacaktır. Gerektiğinde ilgili merciden süre istenmesi hazırlık açısından hekimi varsa avukatını rahatlatacaktır. Zamanında hekim savunmasının gönderilmesi önemlidir.
  • Hanyaloğlu- Acar olarak hekimlerle yaptığımız tüm toplantılarda dile getirdiğimiz üzere “yazmadıysanız yapmadınız” Hasta dosyasının temin edilmesi ve ardından başkaca hekimler tarafından gerçekleştirilen tıbbi müdahale ya da kayıt var mı? Hasta iddialarının eki ya da ilgili mercii ya da mahkemelerde başkaca belge varsa araştırılarak süreç bir bütün halinde değerlendirilmelidir.
  • Doktor savunmasının temelini hekim oluşturur. Bu sebeple toplanan hasta dosyası ve belgeler hekim tarafından kronolojik olarak bazen saatlerin dakikaların önemli olduğu vakalarda (NST kaydı, hemoglobin bakılması, saturasyon) her bir dakikada yapılan işlem varsa yazılmalıdır. Dosya bir hekim tarafından inceleneceğinden mutlaka yerli yabancı literatür çalışması yapılmalıdır.
  • Yasal sürecin tanık dinlenemez bir safhada olup olmamasına bakmaksızın tanık, hastane işleyişinin tıbbi müdahale anındaki durumu, nöbetler, donanımı hastada oluşan duruma etkisi olabilecek belge vs ayrıca temin edilmelidir. O an gerekli olmasa da ileride muhtemel hastane ile çıkar çatışmasına girme ihtimali ya da idarenin rücusu için sıcağı sıcağına hazırlık yapmak uzun yıllar sonra çok işe yarayacaktır. Çünkü dava açılması hekimin kusurlu olduğu anlamına gelmez çoğu zaman malpraktis tazminat davalarının hastane organizasyonundan kaynaklandığı görülmektedir.
  • Doktorun avukat seçiminde her zaman tıbbi terminolojiye sahip, tıbbi malpraktis konusunda uzman hukukçulara ulaşabilmesi mümkün olmadığından doktor avukatına mutlaka teknik destek vermelidir. Hekimin dahil olmadığı bir malpraktis davasının başarıya ulaşması çok zordur. Hekim sürecin her aşamasında avukatından bilgi almalı ve teknik destek sunmalıdır.
  • Yasal sürecin ilerleyişinde özellikle ceza ve tazminat davalarında olumsuz bir rapor gelmesi halinde raporda boşluklar veya hatalı olduğu düşünülen hususlarda Tıbbi Mütalaa alınması düşünülmelidir.
  • Davada ya da savcılık sürecinde malpraktis tazminat talebi söz konusu ise mutlaka TKUİZMSS poliçesinin devreye girmesi sağlanmalıdır. Hasar ihbarı tazminat talebinin geldiği andaki en son Zorunlu Hekim poliçesini düzenleyen sigorta şirketine yapılmalıdır. Sigorta şirketine başvururken tazminat talebine ilişkin tarihli tebliğe ilişkin belge, beyan, talebi gösterir dava dilekçesi vs belge ve tıbbi müdahale anındaki ve tazminat talebinin geldiği andaki poliçelerin iletilmesi istenir. Dava sürecindeki gelişmeler konusunda sigorta şirketi düzenli bilgilendirilmeli ve sigorta şirketinden mutlaka hasar dosya numarası temin edilmelidir.

Malpraktis davalarında doktor savunmasının şikâyet de olsa dava da olsa bir bütündür. Bir şey olmaz denilen bir aşamada yapılmış olan hatalı işlem ileride açılması muhtemel ceza ve tazminat davalarında hekimi zor durumda bırakabilir. Gereği gibi hekim savunması hazırlanmayan, takip edilmeyen ya da önemsenmeyen yasal süreçte alınan olumsuz rapor görülmekte olan tazminat davasını da olumsuz etkileyebilecektir. Tüm yasal süreçlerde hekim savunmasına aynı hassasiyet, ilgi ve avukatından destek alarak hazırlanmalı ve süreci sonuna kadar takip etmelidir.

ARB. AV. AYŞE ACAR YÜCEL

HANYALOĞLU ACAR HUKUK BÜROSU,

Yorumlarınızı Paylaşın

Your email address will not be published. Required fields are marked *

https://www.hanyaloglu-acar.av.tr/wp-content/uploads/2020/05/wlogo1-320x89.png
Büyükdere Caddesi 239/9 Maslak 34398 İstanbul
+90 212 278 25 51
info@hanyaloglu-acar.av.tr

Bizi takip edin:

Danışmanlık Alın

Bütün hakları saklıdır.

© Hanyaloğlu & Acar Hukuk Bürosu 2020