top of page

Sağlık Turizminde Komplikasyon Sigortası Yeniden Zorunlu: Danıştay’dan Yeni Karar

9 Eyl
3 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 15 Eyl

Sağlık Turizmi Komplikasyon Sigortası
Sağlık Turizmi Komplikasyon Sigortası

Uluslararası sağlık turizminde hastanın tedavi sonrasında ülkesine dönmesi, ortaya çıkabilecek komplikasyonların takibini ve tedavisini güçleştirebilmektedir. Yeni bir müdahale, hastanede yatış veya Türkiye’ye tekrar geliş gerekmesi hâlinde önemli giderlerle karşılaşılabilir.

Komplikasyon sigortası, bu risklerin poliçede belirlenen kısmını güvence altına almayı amaçlamaktadır. Sağlık turizminde bu sigortanın yaptırılması 2025 yılında zorunlu hâle getirilmiş; düzenleme hakkında verilen yürütmeyi durdurma kararı ise Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından kaldırılmıştır.


Komplikasyon Sigortası Nedir?

Komplikasyon, tıbbi müdahale gerekli dikkat ve özen gösterilerek yapılsa dahi ortaya çıkabilen istenmeyen sonuçtur. Komplikasyonun meydana gelmesi, tek başına hekimin kusurlu olduğu anlamına gelmez.

Komplikasyon sigortası ise uluslararası hastaya uygulanan cerrahi veya girişimsel işlem sonrasında gelişebilecek belirli komplikasyonların yol açtığı giderleri, poliçedeki teminat ve sınırlar içinde karşılamayı amaçlayan sigortadır.

Ek tedavi, revizyon işlemi, hastanede yatış, ulaşım veya konaklama giderleri poliçeye göre teminat kapsamında bulunabilir. Ancak sigortanın her komplikasyonu ve her gideri karşılayacağı söylenemez. Kapsam, teminat limitleri, istisnalar ve bildirim süreleri poliçeye göre değişmektedir.

Komplikasyon sigortası, hekimin tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigortasından da farklıdır. Hekimin mesleki sorumluluk sigortası esas olarak kusurlu tıbbi uygulama iddialarına karşı güvence sağlarken komplikasyon sigortası, kusur bulunmasa dahi poliçede tanımlanan bazı giderleri karşılayabilir.


Sigorta Zorunluluğu Ne Zaman Getirildi?

26 Nisan 2025 tarihli ve 32882 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Uluslararası Sağlık Turizmi ve Turistin Sağlığı Hakkında Yönetmeliğin 6’ncı maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile yeni bir yükümlülük getirildi.

Düzenlemeye göre:

“Uluslararası sağlık turizmi kapsamında ameliyathane ortamında yapılacak cerrahi ve girişimsel işlemler için sağlık tesisi tarafından komplikasyon sigortası yaptırılması zorunludur.”

Dolayısıyla zorunluluk bütün yabancı hastaları ve bütün sağlık hizmetlerini kapsamamaktadır. İşlemin uluslararası sağlık turizmi kapsamında, ameliyathane ortamında ve cerrahi veya girişimsel nitelikte olması gerekmektedir.

Mevcut sağlık tesislerine bu yükümlülüğe uyum sağlamaları için 31 Aralık 2025 tarihine kadar süre tanınmıştı.


Dava Süreci Nasıl Gelişti?

Özel Hastaneler Platformu Derneği tarafından Yönetmeliğin bazı hükümlerinin iptali ve yürütmesinin durdurulması istemiyle dava açıldı.

Danıştay Onuncu Dairesi, 25 Aralık 2025 tarihli ve E.2025/3198 sayılı kararıyla komplikasyon sigortası zorunluluğunun yürütmesini durdurdu. Bu karar, ilgili hükmün dava sonuçlanıncaya kadar geçici olarak uygulanmaması anlamına geliyordu.

Sağlık Bakanlığının itirazı üzerine dosya Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna geldi. Kurul, 21 Mayıs 2026 tarihli ve YD İtiraz No: 2026/286 sayılı kararıyla Bakanlığın itirazını kısmen kabul ederek:

  • Komplikasyon sigortası zorunluluğu hakkındaki yürütmeyi durdurma kararını kaldırdı.

  • Sağlık tesislerine tanınan geçiş süresi hakkındaki yürütmeyi durdurma kararını kaldırdı.

  • Yönetmeliğin 6’ncı maddesinin üçüncü fıkrasında geçen “komplikasyon ve” ibaresi hakkındaki yürütmeyi durdurma kararını ise devam ettirdi.

Böylece komplikasyon sigortası yaptırma zorunluluğu yeniden uygulanır hâle geldi. Ancak bu karar, davanın esastan sonuçlandığı anlamına gelmemektedir. İptal davasına ilişkin yargılama devam etmektedir.


“Komplikasyon ve” İbaresinin Yürütmesi Neden Durduruldu?

Yönetmeliğin 6’ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, sunulan sağlık hizmetinden sonra ortaya çıkabilecek “komplikasyon ve tıbbi kötü uygulamaların” sağlık tesisi ile aracı kuruluşun sorumluluğu kapsamında olduğu düzenlenmişti.

Danıştay, buradaki “komplikasyon” ifadesinin yalnızca ameliyathane ortamında yapılan ve sigorta zorunluluğuna tabi işlemleri mi, yoksa bütün sağlık hizmetlerinden doğabilecek komplikasyonları mı kapsadığının açık olmadığını belirtti.

Bu belirsizlik nedeniyle “komplikasyon ve” ibaresi hakkındaki yürütmeyi durdurma kararı devam etmektedir. Bu durum, her komplikasyonun sağlık tesisi veya aracı kuruluş açısından otomatik olarak tazminat sorumluluğu doğurmayacağını göstermesi bakımından önemlidir.


Karar Kimleri İlgilendiriyor?

Sigorta yaptırma yükümlülüğünün doğrudan muhatabı sağlık tesisidir. Ameliyathane ortamında sağlık turizmi hastalarına cerrahi veya girişimsel işlem yapan tesislerin, geçerli poliçelerinin bulunup bulunmadığını ve yapılan işlemlerin teminat kapsamında olup olmadığını kontrol etmeleri gerekir.

Aracı kuruluşlar doğrudan poliçe yaptırmakla yükümlü tutulmamıştır. Bununla birlikte çalıştıkları sağlık tesisinin sigorta durumunu doğrulamaları, hasta sözleşmelerini buna göre düzenlemeleri ve sigorta kapsamı konusunda hastaya gerçeği aşan güvenceler vermemeleri önemlidir.

Hekimler yönünden ise komplikasyon risklerinin hastaya anlatılması, aydınlatılmış onamın alınması, komplikasyonun zamanında fark edilerek yönetilmesi ve sigorta bildirimi için gerekli tıbbi kayıtların eksiksiz tutulması yükümlülükleri devam etmektedir.


Sonuç

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun kararı sonrasında, uluslararası sağlık turizmi kapsamında ameliyathane ortamında cerrahi ve girişimsel işlem yapan sağlık tesisleri için komplikasyon sigortası zorunluluğu yeniden uygulanmaktadır.

Sağlık tesislerinin yalnızca bir poliçeye sahip olmakla yetinmemesi; poliçenin yapılan işlemleri, hasta grubunu, teminat limitlerini ve olası komplikasyon giderlerini gerçekten kapsayıp kapsamadığını incelemesi gerekir.

Aracı kuruluşların sözleşmelerini ve hasta bilgilendirmelerini, hekimlerin ise aydınlatılmış onam ve komplikasyon yönetimi süreçlerini bu yeni hukuki durum doğrultusunda gözden geçirmeleri önem taşımaktadır.

Davanın esası hakkında henüz nihai karar verilmediğinden yargısal sürecin ve olası mevzuat değişikliklerinin takip edilmesi gerekmektedir.


Av. Ayşe Gül Hanyaloğlu

bottom of page