top of page
Ara

Gebelikte Anomali Tespiti Hatası ve Ultrason Kayıtlarının Arşivlenmesi


Gebelik takibinde, el, ayak yokluğu kol kısalığı, kalp anomalisi, yarık damak  spina bifida gibi doğumsal anomalilerin tespit edilememesi nedeniyle açılan malpraktis davaları ve kadın doğum doktorunun hasta kayıtlarının önemi ve hastanenin arşiv yükümlülüğü  konusunda inceleme

Doğumsal bir anomalinin tespit edilememesinin malpraktis olduğu iddiası ile açılan bir davada verilen istinaf mahkemesi kararını inceleyeceğiz. Gebelik takibi sürecinde her #anomali tespit edilebilir mi? Anomalinin tespit edilememesi her zaman hekim hatası mıdır? Bu sorular benzer davalarda önem arz eden sorulardır. İnceleyeceğimiz vaka; doğumda, bebeğin sol kolunun dirsek altı gelişiminin olmadığını görülmesi nedeniyle açılan malpraktis tazminat davasıdır. İddia, gebelik takibinin özensiz yapıldığı noktasında olduğu için sadece kadın doğum hekimlerini ilgilendiren bir konu gibi görünmekle birlikte, hasta kayıtlarının önemi, kayıtlarda arşiv yükümlülüğü ve hastane sorumluluğunu da ele aldığından önemli bir karardır.


Yerel Mahkeme kararı:


Gebelik takibinin Devlet Hastanesinde gerçekleştirilmiş olması nedeniyle dava, idare mahkemesinde görülmüştür. Yargılama sarasında alınan bilirkişi raporunda; “ bebeğin ilk fiziksel muayenesinde sol kolun dirseğin altından itibaren gelişmemiş olarak saptandığı, tanının çoğunlukla indirekt ultrason bulguları ya da etkilenmiş olan bebeklerin doğum sonrası muayenesi neticesinde konulabildiğini, literatürde fetoskopik yöntemlerin tedavide kullanılabileceği öne sürülmekle birlikte bu konudaki bilgi birikimi ve tecrübenin henüz yeterli düzeyde olmadığı, deneysel aşamalarda kaldığı, ultrasonografi fetal anomali taramasında kendisine kullanım alanı bulmasına karşı tüm #konjenitalanomaliler bazı durumlarda tespit etmekte yetersiz kaldığını, annenin takiplerinin düzenli olarak yapıldığı, hastaya yapılan kombine test, serum alfa, fetoprotein değeri gibi prenatal tarama testlerinin normal sınırlarda olduğu, fakat dosya kayıtlarında takiplerde yapılan ultrasonografi raporlarının mevcut olmadığı, söz konusu “fetal ekstremite gelişme defekti”nin doğumla uğraşan her hekimin başına gelebilecek tıbbi bir durum olup, anne ile bebeğin gebelik takip sürecinde doğumunda ve doğum sonrasındaki süreçte sorumlu olan hekimlerin tüm müdahalelerinin tıbbi açıdan yerinde olup bu süreçti herhangi bir ihmal ve kötü uygulama olmadığı “ belirlenmiştir.


Bilirkişi raporu doğrultusunda dava reddedilmiştir.


İstinaf Mahkemesi Kararı:


Yapılan itiraz neticesinde dosya, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 7. Hukuk Dairesi’nin 2020/269 E- nolu dosyası ile istinaf incelemesine alınmıştır. Bursa BAM 7. Hukuk Dairesi 2020/269E- 2022/1277 K nolu kararında; ” ….. Her ne kadar mahkemece bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dosya içerisinde ultrasonografi raporları bulunmadan verilen rapor yetersiz olup, hüküm kurmaya elverişli olmadığı gibi davacıların söz konusu rapora itirazları da karşılanmamıştır.


Davalı hastanenin cevabi yazısında; rutin gebelik muayenelerinde ultrason hekimin tanısına yardımcı muayene olarak yapılmakta olup rapor ve ultrason görüntüsü arşivlenmesinin yapılmadığı, hastanenin rutin uygulamasının bu şekilde olduğu ve bu durumun tüm Türkiye’de böyle olduğu, bu nedenle davacıya ait görüntü ve rapor kaydının hastanede bulunmadığı bildirilmiştir.


Mahkemece kadın doğum uzmanı olan doktorun hamileliğin başından itibaren takibi ve tedavisinde yaptığı işlemlere ilişkin hangi kayıtları tutması, #saklaması ve #arşivlemesi gerektiği, saklama ve arşivleme süresinin olup olmadığı, var ise süresinin ne kadar olduğu hususlarının açıklığa kavuşturulması için İl Sağlık Müdürlüğüne müzekkere yazılarak gelecek cevaba göre değerlendirme yapılması gerekirken hastane cevabi yazısı ile yetinilmesi doğru görülmemiştir.


Mahkemece İl Sağlık Müdürlüğünden gelen cevap ilgi tutularak davalı hastaneden davacı Hatice Durmaz’a ait tüm kayıtlar istenilerek ilgili kayıtlar dosya içerisine alınmalıdır. Eksiklikler giderildikten sonra üniversitelerin tıp fakültelerinde görevli öğretim üyelerinden akademik kariyere sahip, çocuk cerrahisi konusunda uzman, kadın hastalıkları ve doğum konusunda uzman ve radyoloji konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyeti oluşturulup davacı Hatice Durmaz’ın gebeliğinin takibi aşamasında davalı doktorun kusuru olup olmadığı, bebekte saptanan #ekstremiteanomalisi nin USG kontrollerinde görülüp görülmeyeceği, görünmemesinin eksiklik olup olmadığı, bu hususta davalı doktorun kusurunun bulunup bulunmadığı, anomalinin tespitinin gebeliğin hangi haftasında mümkün olduğu, erken tespit edilmesi halinde anne karnında ilaçla ya da cerrahi müdahale ile tedavisinin mümkün olup olmadığı ve tedavi yöntemlerinin ne olduğu, davalı doktor ve hastanenin mevcut yasal düzenlemeye göre sorumluluklarının değerlendirilerek nedenlerini açıklayıcı taraf ve mahkeme denetimine elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, davacılar vekilinin istinaf başvurusu bu nedenlerle yerinde görülmüştür.” şeklinde hükümle yerel mahkeme kararını kaldırmıştır.


Sonuç olarak;


Gebelik takibinde, her türlü dikkate rağmen tespit edilemeyen anomaliler her durumda hekim hatası olarak değerlendirilemez. Ancak bunun ispatı, hasta kayıtları ve #ultrason görüntüleri ile mümkündür. Bu kayıtların #arşivyükümlülüğü de organizasyon sorumluluğunun bir parçası olarak hastanededir.


Arb. Av. Ayşe Gül Hanyaloğlu

HANYALOĞLU-ACAR HUKUK BÜROSU



Kommentare


bottom of page