Acil tıp, Türkiye’de malpraktis iddialarının sayıca en yoğun yöneldiği branştır. Bunun nedeni branşın çalışma koşullarıdır: karar süresi dakikalarla ölçülür, hasta öyküsü çoğu zaman eksiktir, başvuru yoğunluğu yüksektir ve tanı süreci hastanın acil servisten ayrılmasıyla kesilir. Bu koşullarda ortaya çıkan olumsuz sonuçlar, geriye dönük bakışla kolayca “atlanmış tanı” olarak nitelendirilir. Oysa hukuki değerlendirme, sonucun ağırlığına değil; kararın verildiği andaki klinik verilere, olay tarihindeki tıbbi standartlara ve acil servis koşullarına göre yapılmalıdır.
Hanyaloğlu & Acar Hukuk Bürosu, iki bini aşkın malpraktis dosyasının incelenmesinden oluşan veri bankasındaki birikimiyle; acil tıp uzmanlarına, acil serviste görev yapan hekimlere, hastanelere ve sigorta şirketlerine dava yönetimi ve danışmanlık hizmeti sunmaktadır.
En Sık Karşılaşılan Uyuşmazlık Alanları
Tanı gecikmesi iddiaları
Acil servis dosyalarının merkezinde tanı gecikmesi iddiaları yer alır. En sık dava konusu tablolar; miyokard enfarktüsü, pulmoner emboli, sepsis, bakteriyel menenjit, inme ve serebral anevrizma ile apandisit rüptürü başta olmak üzere akut karın tablolarıdır. Bu iddialarda belirleyici soru, hastalığın acil servisteki tabloyla tanınabilir olup olmadığı; yani atipik seyir ile özensiz değerlendirmenin birbirinden ayrılmasıdır. Dava nedenlerine göre hazırladığımız incelemelerin tamamına teşhis kaynaklı malpraktis sayfamızdan ulaşabilirsiniz.
Triyaj ve taburculuk kararları
Triyaj kodlamasının uygunluğu, bekleme sürecinde tablonun ağırlaşması ve erken taburculuk iddiaları, tanı gecikmesinden sonra en sık uyuşmazlık grubudur. Taburculuk anındaki vital bulguların ve hastaya verilen önerilerin kayıt altına alınmış olması, bu dosyalarda savunmanın temelini oluşturur.
Konsültasyon ve sevk süreçleri
Konsültan hekimin çağrılma zamanı, konsültasyonun gecikmesi, sevk kararı ve sevk koşulları; sorumluluğun acil tıp uzmanı, konsültan ve hastane organizasyonu arasında paylaştırılmasının tartışıldığı başlıklardır. Bu dosyalarda hastanenin organizasyon sorumluluğu çoğu zaman hekim kusurundan önce incelenmesi gereken boyuttur.
İlaç uygulamaları ve anafilaksi
Acil serviste ilaç uygulamasına bağlı anafilaksi ve alerji öyküsünün sorgulanması, sık karşılaşılan ve komplikasyon–kusur ayrımının önem taşıdığı bir diğer gruptur.
Savunmada Yaklaşımımız
Acil tıp dosyalarında savunma üç eksende kurulur. Birincisi olay anının yeniden inşasıdır: triyaj kaydı, vital bulgu izlemi, istem ve sonuç saatleri, konsültasyon kayıtları ve taburculuk formları üzerinden, kararların verildiği andaki tabloyu gösteren dakika bazlı kronoloji hazırlanır; geriye dönük bakış yanılgısına dayalı kusur anlatısı bu kronolojiyle karşılanır. İkincisi bilimsel zeminde itirazdır: bilirkişi ve Adli Tıp Kurumu raporlarında acil servis koşullarının, hasta yoğunluğunun ve atipik klinik seyrin dikkate alınmadığı durumlarda gerekçeli itiraz geliştirilir. Üçüncüsü süreçlerin bütünleşik yönetimidir: acil tıp uyuşmazlıklarının önemli bölümü kamu hastanelerinde gerçekleştiğinden idari yargıda tam yargı davası, ceza soruşturması ve Mesleki Sorumluluk Kurulu izni, kamu tarafından ödenen tazminatın hekime rücu riski ve zorunlu mali sorumluluk sigortası aynı olaydan doğar ve birlikte yürütülmelidir. Özel hastane acil servislerinde ise tüketici yargısı ve dava şartı arabuluculuk devreye girer.
Riskin Azaltılması: Koruyucu Hukuk
Deneyimimiz, acil serviste malpraktis riskinin daha fazla tetkikle değil; triyajın ve vital bulgu tekrarlarının eksiksiz kaydı, taburculuk önerilerinin yazılı verilmesi, tedavi ve tetkik reddinin tutanak altına alınması ve konsültasyon saatlerinin kayda geçirilmesiyle azaltıldığını göstermektedir. Büromuz, hastanelere ve acil servis ekiplerine yönelik kurum içi eğitimler ve süreç danışmanlığı yürütmektedir. Konunun bütününe ilişkin ayrıntılı değerlendirme için Acil Tıpta Malpraktis Rehberimizi inceleyebilirsiniz.
Hakkınızda bir dava, soruşturma veya idari süreç başladıysa ya da riskinizi önceden değerlendirmek istiyorsanız dosyanız için ön değerlendirme talep edebilirsiniz.
Çekince
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.
