Down Sendromu Doğum Davalarına İlişkin Kamuoyuna Not
- Av. Ayşe Gül Hanyaloğlu
- 10 Oca
- 2 dakikada okunur

Son günlerde, down sendromlu doğum nedeniyle açılan tıbbi malpraktis davalarına ilişkin bazı yerel mahkeme kararlarının yüksek tazminat tutarlarıyla kamuoyuna yansıdığı görülmektedir. Bu tür haberler, doğal olarak hem hekimler hem de sağlık hukukuyla ilgilenen çevreler açısından dikkatle takip edilmektedir.
Ancak önemle belirtmek gerekir ki, tıbbi malpraktis davalarında her dosya kendi somut koşulları içinde değerlendirilir. Tarama testlerinin sonucu, gebelik takibinin içeriği ve hastaya yapılan bilgilendirmenin kapsamı somut olayın koşulları içinde sorumluluğun varlığı ve sınırlarının değerlendirilmesinde dikkate alınan unsurlar arasındadır.
Bu nedenle, tekil dosyalar üzerinden genel ve kesin sonuçlar çıkarmak hukuken sağlıklı değildir.
Nitekim Yargıtay’ın son yıllarda verdiği kararlar, özellikle düşük riskli tarama testleri bulunan gebeliklerde, hekimin aydınlatma yükümlülüğünün kapsamının tıbbi gereklilik ve somut risk değerlendirmesi çerçevesinde ele alınması gerektiğini ortaya koymaktadır. Yerel mahkeme kararları ise henüz nihai nitelik taşımamakta; üst yargı denetimi sonucunda farklı değerlendirmelere konu olabilmektedir.
Hanyaloğlu Acar Hukuk Bürosu olarak, uzun yıllardır kadın doğum ve sağlık hukuku alanında, özellikle down sendromu iddiasına dayalı malpraktis dosyalarında vekillik görevi üstlenmekteyiz. Bu alandaki hukuki gelişmeleri, sansasyonel başlıkların ötesinde, yargı içtihatları ve bilimsel değerlendirmeler ışığında ele almayı önemsiyoruz.
Bu kapsamda, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2025 tarihli kararına ilişkin detaylı değerlendirmemize, web sitemizde daha önce yayımladığımız karar analizleri üzerinden ulaşabilirsiniz. Söz konusu analizde, düşük riskli tarama testleri bulunan gebeliklerde hekimin aydınlatma yükümlülüğünün hangi koşullarda doğacağı, Yargıtay içtihatları çerçevesinde ele alınmıştır.
Öte yandan, down sendromlu doğum iddiasına dayalı malpraktis davalarında aydınlatma yükümlülüğünün ispatı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarıyla uzun süredir tartışılan ve uygulamada belirleyici olan temel bir hukuki mesele olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bu konuda daha önce yayımladığımız karar analizlerimizde de vurguladığımız üzere, sorumluluk değerlendirmesi yalnızca sonuca göre değil; gebelik takibi sürecinin nasıl yürütüldüğü, hastaya yapılan bilgilendirmenin kapsamı ve bu sürecin nasıl belgelendiği dikkate alınarak yapılmaktadır.
Hanyaloğlu& Acar Hukuk Bürosu
