Sağlıkta Reklam Yasağı ve Tabela Yönetmeliği
Güncelleme tarihi: 1 saat önce

Güncelleme 03.11.2026
Sağlık sektöründeki ticarileşme ve kârlılık beklentisi, sağlık kuruluşları ile hekimleri giderek keskinleşen bir rekabet ortamına sürüklemektedir. Başta sosyal medya olmak üzere çeşitli mecralarda, hastayı bilgilendirme adı altında yapılan yayın ve tanıtımların zaman zaman doğrudan hasta yönlendirme amacı taşıdığı ve haksız rekabete yol açabilecek nitelikte olduğu görülmektedir.
Sağlık hizmetinin kamu yararı boyutunun göz ardı edilerek yalnızca bir tüketim ilişkisine indirgenmesi, hem hekimlik mesleği hem de hasta hakları bakımından önemli sorunlar doğurmaktadır. Reklam yasağına aykırılık nedeniyle uygulanan idari yaptırımların reklam maliyetinin bir parçası olarak değerlendirildiği bir ortamda, hekim ve hastanın ticari rekabetin unsurları hâline gelmesi kaçınılmaz olacaktır.
Sağlıkta Reklam Yasağı
Sağlık hizmetlerinde reklam yasağı yeni bir düzenleme değildir. Hekimlerin ve sağlık kuruluşlarının tanıtım faaliyetlerinin sınırları uzun yıllardır kanun, tüzük ve yönetmeliklerle belirlenmektedir.
1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un 24. maddesi uyarınca hekimlerin hasta kabul ettikleri yer, muayene saatleri ve uzmanlık alanlarını bildiren ilanlar vermeleri mümkün olmakla birlikte, bunun dışında reklam niteliğindeki faaliyetlerde bulunmaları yasaktır.
Aynı ilke, Tıbbi Deontoloji Tüzüğü'nün 8. maddesinde de düzenlenmiştir. Söz konusu hüküm, tabiplik ve diş tabipliği mesleklerine ve tedavi kuruluşlarına ticari bir görünüm verilemeyeceğini; hekimlerin yayınlarında kendi reklamlarını yapamayacağını ve reklam niteliğinde teşekkür ilanları yayımlatamayacağını öngörmektedir.
Dolayısıyla sağlık hizmetlerinde reklam yasağının temelinde yalnızca ticari rekabetin sınırlandırılması değil, hastanın korunması, mesleki etik kuralların gözetilmesi ve sağlık hizmetine duyulan güvenin sürdürülmesi bulunmaktadır.
Sağlık hizmetlerinin tanıtımına ilişkin güncel düzenleme ise 12 Kasım 2025 tarihli ve 33075 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik ile yapılmıştır. Bu Yönetmelik, 29 Temmuz 2023 tarihli aynı konulu Yönetmeliği yürürlükten kaldırmıştır.
Yeni Yönetmelik'te sağlık hizmetlerinde örtülü veya açık reklam yapılması ve yaptırılması yasaklanmış; hekimler ile özel sağlık kuruluşlarının hangi bilgileri paylaşabilecekleri ve tanıtım faaliyetlerinde uymaları gereken sınırlar yeniden belirlenmiştir.
Reklam yasağının kapsamı, internet siteleri, sosyal medya paylaşımları, hasta görselleri ve diğer tanıtım faaliyetlerine ilişkin yeni düzenlemeler, Sağlıkta Tanıtım ve Bilgilendirme Yönetmeliği: Hekimler ve Özel Sağlık Kuruluşları İçin Yeni Düzenleme başlıklı makalemizde ayrıntılı olarak incelenmiştir. Önceki düzenlemenin hukuki çerçevesi ise 2023 tarihli Sağlıkta Reklam Yasağı incelememizde ele alınmıştır.
Sağlık Kuruluşlarının Tabelaları ve İsimlendirme Kuralları
Reklam yasağının uygulama alanlarından biri de sağlık kuruluşlarının tabelalarıdır. Tabelalarda kullanılabilecek isim, unvan ve uzmanlık alanları ile tabelaların fiziki özellikleri, sağlık kuruluşunun türüne göre farklı düzenlemelere tabidir.
27 Mart 2002 tarihli Özel Hastaneler Yönetmeliği'nin 60. maddesinde, özel hastanelerin yanıltıcı, yanlış yönlendirici, talep yaratmaya yönelik ve haksız rekabete neden olabilecek tanıtım faaliyetlerinde bulunamayacakları düzenlenmişti. Ancak bu Yönetmelik, 30 Ocak 2025 tarihinde yürürlüğe giren yeni Özel Hastaneler Yönetmeliği ile yürürlükten kaldırılmıştır.
30 Ocak 2025 tarihli Özel Hastaneler Yönetmeliği'nin 37. maddesi tanıtım ve bilgilendirme faaliyetlerini, 38. maddesi ise kuruluşların isimlendirilmesini düzenlemektedir.
Buna göre özel hastanelerin tabelalarında, ruhsatlarında yer alan veya tescil edilmiş isim ve unvanları dışında başka isim ve unvanlar kullanılamaz. Faaliyet izin belgelerinde yer almayan uzmanlık dalları tabelalarda gösterilemez. Ayrıca üniversiteler, kamu sağlık kuruluşları veya diğer özel sağlık kuruluşlarıyla karışıklığa neden olabilecek isimlerin kullanılması da sınırlandırılmıştır.
Benzer düzenlemeler, 19 Nisan 2025 tarihli Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik ile getirilmiştir. Bu Yönetmelik'in 26. maddesi tanıtım ve bilgilendirme faaliyetlerini, 27. maddesi ise sağlık kuruluşlarının isimlendirilmesini düzenlemektedir.
Tıp merkezleri, poliklinikler ve muayenehaneler bakımından da ruhsat veya ilgili tescil kayıtlarında yer almayan isim ve unvanların kullanılmasına, faaliyet izin belgesinde belirtilmeyen uzmanlık dallarının duyurulmasına sınırlamalar getirilmiştir.
Her iki Yönetmelik'in tanıtım hükümlerinde 2023 tarihli Tanıtım ve Bilgilendirme Yönetmeliği'ne atıf yapılmış olmakla birlikte, 12 Kasım 2025 tarihli yeni Yönetmelik'in 13. maddesi uyarınca bu atıflar yürürlükteki yeni Yönetmeliğe yapılmış sayılmaktadır.
Bu düzenlemeler, sağlık kuruluşlarının tabelalarında hangi bilgilerin bulunabileceğine ilişkin hukuki çerçeveyi ortaya koymaktadır. Ancak tabelalarda yer alabilecek bilgilerin belirlenmesi ile tabelaların ölçü, sayı, renk ve diğer fiziki özelliklerinin düzenlenmesi farklı hukuki yetkileri ilgilendirmektedir.
Tıbbi Deontoloji Tüzüğü'nün 9. maddesi bu açıdan önem taşımaktadır.
Söz konusu maddede muayenehane kapılarına veya binaların dışına asılacak tabelaların ölçü ve sayısının mahalli tabip odaları tarafından belirlenebileceği, hekimlerin de bu kararlara uymakla yükümlü oldukları düzenlenmiştir.
Aynı maddede tabelalarda en fazla iki renk kullanılabileceği ve ışık verici araçlarla tabelaların süslenmesinin yasak olduğu belirtilmiştir.
1960 yılında yürürlüğe giren Tıbbi Deontoloji Tüzüğü'nün temel mesleki etik ilkeleri günümüzde de önemini korumaktadır. Bununla birlikte sağlık kuruluşlarının çeşitlenmesi, tanıtım yöntemlerinin değişmesi ve tabela uygulamalarının gelişmesi, özellikle tabela standartları bakımından güncel düzenlemelere duyulan ihtiyacı artırmıştır.
Türk Tabipleri Birliği Tabela Yönetmeliği ve Danıştay'ın İptal Kararı
Bu ihtiyaç doğrultusunda Türk Tabipleri Birliği tarafından hazırlanan Türk Tabipleri Birliği Tabela Yönetmeliği, 14 Şubat 2015 tarihli ve 29267 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
Yönetmelik ile sağlık kurum ve kuruluşlarının tabelalarında kullanılabilecek ibarelerin ve tabela standartlarının belirlenmesi, Türkiye genelinde uygulama birliğinin sağlanması amaçlanmıştır.
Ancak Sağlık Bakanlığı tarafından Yönetmeliğin iptali istemiyle dava açılmıştır.
Danıştay Sekizinci Dairesinin 26.12.2018 tarihli, E.2015/3439, K.2018/9070 sayılı kararıyla, Türk Tabipleri Birliğinin yalnızca özel muayenehaneleri kapsayacak şekilde tabela kurallarını belirleme yetkisinin bulunduğu; buna karşılık dava konusu Yönetmeliğin bütün kamu ve özel sağlık kuruluşlarını kapsayan düzenlemeler içermesi nedeniyle yetki yönünden hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
Bu karar, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 26.10.2020 tarihli, E.2019/1762, K.2020/1982 sayılı kararıyla kesin olarak onanmıştır.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararının tam metnine Danıştay Kararlar Dergisi'nin 2020 yılı 5. sayısının 89–92. sayfalarından ulaşılabilmektedir.
Danıştay kararında, Sağlık Bakanlığının sağlık kuruluşlarına ilişkin genel düzenleme yetkisi ile Türk Tabipleri Birliği ve tabip odalarının muayenehane tabelalarına ilişkin düzenleme yetkisi birbirinden ayrılmıştır.
Kararın temelinde, tabela standartlarının düzenlenemeyeceği düşüncesi değil, düzenleme yapmaya yetkili kurumun kanunla belirlenmiş sınırlarının aşılamayacağı ilkesi bulunmaktadır.
Dolayısıyla 2015 tarihli Tabela Yönetmeliği'nin iptal edilmiş olması, hekim muayenehanelerinin tabelalarının herhangi bir kurala tabi olmadığı anlamına gelmemektedir. Tıbbi Deontoloji Tüzüğü'nün 9. maddesi ve ilgili diğer mevzuat hükümleri uygulanmaya devam etmektedir.
İstanbul Tabip Odasının 2026 Tarihli Tabela Yönetmeliği
Türk Tabipleri Birliğinin 2015 tarihli Yönetmeliğinin iptalinden sonraki süreçte, muayenehanelerin tabela standartlarının belirlenmesine yönelik yeni düzenlemeler de yapılmıştır.
İstanbul Tabip Odası, 24 Haziran 2026 tarihinde bir Tabela Yönetmeliği yayımlamış, ardından 23 Ekim 2026 tarihinde İstanbul Tabip Odası Tabela Yönetmeliği başlığıyla yeni bir metin duyurmuştur.
23 Ekim 2026 tarihli düzenleme, İstanbul Tabip Odasının yetki bölgesinde bulunan İstanbul ve Yalova illerindeki hekim muayenehanelerini kapsamaktadır. Tıp merkezleri veya özel hastanelerin tamamına uygulanacak genel bir tabela yönetmeliği niteliğinde değildir.
6023 sayılı Türk Tabipleri Birliği Kanunu'nun 28. maddesi ve Tıbbi Deontoloji Tüzüğü'nün 9. maddesi dayanak gösterilerek hazırlanan düzenlemede, muayenehane tabelalarında yer verilebilecek bilgiler ile tabela ölçüleri, sayıları ve şekil özellikleri belirlenmiştir.
Yönetmeliğe göre hekimler tabelalarında ad ve soyadlarına, akademik unvanlarına, mevzuata uygun uzmanlık ve yan dal uzmanlıklarına, çalışma gün ve saatlerine ve iletişim bilgilerine yer verebilmektedir. Buna karşılık sahip olunmayan uzmanlık unvanlarının, yetki alınmamış tanı ve tedavi yöntemlerinin veya kullanılan tıbbi cihazların tanıtımının tabelada yapılması yasaklanmıştır.
Tabelaların fiziki özellikleri bakımından da ölçü ve sayı sınırlamaları getirilmiştir. Bina cephelerine konulacak tabelalar için en fazla 8 metrekare, bina girişlerine asılacak tabelalar için 50 × 70 santimetre sınırı öngörülmüştür. Muayenehanenin bulunduğu binanın en fazla iki cephesine ve bina girişine tabela asılabileceği; belirli koşullarda yönlendirme amacıyla en fazla iki bilgi levhası kullanılabileceği düzenlenmiştir.
Ayrıca mevcut tabelaların Yönetmelik hükümlerine uygun hâle getirilmesi için bir yıllık geçiş süresi tanınmıştır.
Bununla birlikte yeni düzenlemenin bazı hükümleri, yürürlükteki Tıbbi Deontoloji Tüzüğü ile birlikte değerlendirilmelidir.
Tıbbi Deontoloji Tüzüğü'nün 9. maddesi tabelalarda en fazla iki renk kullanılabileceğini düzenlerken İstanbul Tabip Odasının 23 Ekim 2026 tarihli Yönetmeliği'nde zemin dâhil üç renk kullanılabileceği belirtilmiştir.
Benzer şekilde Tüzük'te ışık verici araçlarla tabelaların süslenmesi yasaklanmışken, İstanbul Tabip Odası Yönetmeliği'nde spot ışıkla süsleme yasaklanmış, ancak içten aydınlatmaya izin verilmiştir.
Özellikle renk sınırlaması bakımından bu farklılık, normlar hiyerarşisi açısından hukuki değerlendirmeyi gerektirmektedir. Tabip odalarının muayenehane tabelalarının ölçü ve sayısını belirleme yetkisinin bulunması, yürürlükteki üst norm hükümlerinin daha alt düzeydeki bir düzenlemeyle genişletilebileceği anlamına gelmez.
Aydınlatmaya ilişkin hükümlerin ise Tüzük'teki süsleme yasağının kapsamı dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekir.
Bu nedenle İstanbul Tabip Odasının yeni düzenlemesinin yalnızca uygulamaya getirdiği standartlar bakımından değil, dayandığı düzenleme yetkisinin sınırları ve Tıbbi Deontoloji Tüzüğü ile uyumu bakımından da önem taşıdığı kanaatindeyiz.
Sağlıkta Tabela Düzenlemelerinde Güncel Hukuki Durum
Türk Tabipleri Birliğinin 2015 tarihli Tabela Yönetmeliği'nin iptalinden sonra ortaya çıkan hukuki durum, günümüzde yürürlükte bulunan düzenlemelerle birlikte değerlendirilmelidir.
30 Ocak 2025 tarihli Özel Hastaneler Yönetmeliği, 19 Nisan 2025 tarihli Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik ve 12 Kasım 2025 tarihli Tanıtım ve Bilgilendirme Yönetmeliği, sağlık kuruluşlarının tanıtım faaliyetleri ve isimlendirilmesi bakımından önemli kurallar içermektedir.
Bu nedenle sağlık kuruluşlarının tabelalarının bütünüyle düzenlemesiz kaldığından söz etmek artık mümkün değildir.
Bununla birlikte tabela ölçüleri, sayıları, renkleri ve diğer fiziki özellikleri bakımından bütün sağlık kuruluşlarını kapsayan, ülke genelinde uygulama birliği sağlayan tek bir düzenleme bulunduğu da söylenemez.
Hekim muayenehaneleri ile özel hastanelerin ve diğer özel sağlık kuruluşlarının tabi oldukları kurallar ve düzenleme yapmaya yetkili idareler farklıdır. Diş hekimliği alanındaki sağlık kuruluşları bakımından ise ayrıca ilgili özel mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir.
Danıştay'ın 2020 tarihli iptal kararı, bu yetki ayrımının hukuki sınırlarını ortaya koymuştur. İstanbul Tabip Odasının 2026 tarihli düzenlemesi ise mahalli tabip odalarının muayenehane tabelalarına ilişkin yetkilerini kullanmaya devam ettiklerini göstermektedir.
Ancak farklı düzenlemelerde yer alan hükümlerin birbiriyle uyumlu olması ve uygulamada tereddüt yaratmaması da aynı derecede önemlidir.
Kanaatimizce sağlık hizmetlerinin ticari reklam faaliyetlerine dönüşmesinin önlenmesi kadar, hekimlerin ve sağlık kuruluşlarının hangi tabela standartlarına uymakla yükümlü olduklarını önceden açık biçimde bilebilmeleri de gereklidir.
Bu nedenle Sağlık Bakanlığı ile ilgili meslek kuruluşlarının, kanunla belirlenmiş yetki sınırları içerisinde, mevcut düzenlemeler arasındaki farklılıkları giderecek ve uygulamada hukuki belirliliği sağlayacak kurallar oluşturması önemini korumaktadır.
Arb.Av. Ayşe Gül Hanyaloğlu



