Kalp ve damar cerrahisi, malpraktis iddialarının en zorlu hukuki zemininde tartışıldığı branşlardan biridir. Girişimlerin çoğu hayati risk taşır, tanınmış komplikasyon oranları yüksektir ve hastalar zaten ağır bir temel hastalıkla ameliyata girer. Bu üç unsur bir araya geldiğinde, olumsuz sonucun hangi ölçüde girişimden hangi ölçüde hastalığın kendi seyrinden kaynaklandığı sorusu dosyanın merkezine yerleşir. Uygulamada davaların kaderini belirleyen şey çoğu zaman cerrahi tekniğin doğruluğu değil; endikasyonun belgelenmesi, komplikasyona hazırlık, kayıt disiplini ve aydınlatmanın içeriğidir.
Hanyaloğlu & Acar Hukuk Bürosu, iki bini aşkın malpraktis dosyasının incelenmesinden oluşan veri bankasındaki birikimiyle; kalp ve damar cerrahisi uzmanlarına, kardiyoloji ve perfüzyon ekiplerine, hastanelere ve sigorta şirketlerine dava yönetimi ve danışmanlık hizmeti sunmaktadır.
En Sık Karşılaşılan Uyuşmazlık Alanları
Koroner baypas ve greft sorunları
Koroner baypas dosyalarında iddialar genellikle greftin erken dönemde tıkanması, greft seçimi ve anastomoz tekniği üzerinde yoğunlaşır. Bu dosyalarda ispat sorunu belirleyicidir: ameliyattan aylar sonra çekilen bir görüntülemenin, tıkanıklığın ameliyat anında mevcut olduğunu göstermesi tıbben mümkün değildir. Buna karşılık ameliyat notu ile epikriz arasındaki terminolojik tutarsızlıklar — örneğin greftin pediküllü mü serbest mi kullanıldığının farklı belgelerde farklı yazılması — tek başına dava doğurabilmektedir.
Kalp kapağı ve konjenital kalp cerrahisi
Kapak replasmanı ve doğumsal kalp hastalıklarının cerrahisinde tartışma, yöntem ve protez seçiminin cerrahi takdir alanında kalıp kalmadığı üzerinde yürür. Uygulamada protez numarası ve yaklaşım biçimi seçimi cerrahın inisiyatifinde kabul edilmekte, bu tercihler ameliyat öncesi ölçüm ve görüntüleme bulgularıyla desteklendiği sürece yargısal denetimin dışında tutulmaktadır. Konjenital olgularda ayrıca spinal iskemi gibi nadir ama ağır nörolojik komplikasyonlar gündeme gelmekte; bu tabloların onam belgesinde açıkça sayılmış olması savunmanın belirleyici unsuru hâline gelmektedir.
Aort ve periferik arter cerrahisi
Aort anevrizması, aortobifemoral baypas ve periferik arter girişimlerinde iddialar hem cerrahi tekniğe hem de postoperatif takibe yönelir. Bu dosyaların ayırt edici özelliği, komplikasyonun ameliyattan günler veya haftalar sonra ortaya çıkması ve bu arada geçen sürenin ayrı bir sorumluluk kaynağı oluşturmasıdır. Greftin komşu organları erode etmesi gibi geç komplikasyonlarda tartışma, komplikasyonun kendisinden çok tanınma süresine kayar.
Venöz girişimler, varis ve skleroterapi
Görece küçük sayılan venöz girişimler, hukuki risk bakımından küçük değildir. Skleroterapi sonrası tromboflebit ve pulmoner emboli gelişen dosyalarda tıbbi uygulama kusursuz bulunsa dahi, yazılı onamın alınmamış olması tek başına manevi tazminat sorumluluğu doğurabilmektedir. "Rutin uygulamalarda onam almayız" biçimindeki savunmalar, uygulamada aleyhe delile dönüşmektedir. Venöz tromboemboli riskine ilişkin genel çerçeve için derin ven trombozu profilaksisinin ihmali sayfamıza bakılabilir.
İatrojenik damar yaralanması ve acil onarım
Başka branşların girişimleri sırasında gelişen büyük damar yaralanmalarında kalp ve damar cerrahisi çoğu zaman kurtarıcı ekip olarak devreye girer; ancak sorumluluk tartışması bu noktada bitmez. Ani ve tedaviye yanıtsız hipotansiyon karşısında iatrojenik damar yaralanmasının ön tanıda düşünülmemesi, kanama kontrolü sağlanmadan girişimin sonlandırılması ve damar cerrahisi desteğinin geç sağlanması, uygulamada tıbbi hata olarak nitelenmektedir.
Ameliyat ekibinin bileşimi ve organizasyon kusuru
Bu başlık, son yıllarda kalp ve damar cerrahisi çevresindeki en önemli hukuki gelişmedir. Danıştay Onuncu Dairesi, hayati önem taşıyan bir organın yakınında yapılan ameliyatta o organa ilişkin komplikasyonlara anında müdahale edilebilmesi için ameliyat ekibinde ilgili branş uzmanının bulundurulması gerektiğini; uzmanın komplikasyon gerçekleştikten dakikalar sonra çağrılmasının bu yükümlülüğü karşılamadığını kabul etmiştir (E. 2019/9642, K. 2021/4222, 22.09.2021). Ayrıntılı değerlendirmemiz ameliyat ekibinde branş uzmanı bulundurma yükümlülüğü başlıklı yazımızdadır.
Tanı ve sevk gecikmesi
Kardiyovasküler acillerde tanı gecikmesi iddiaları ayrı bir dosya grubudur. Miyokard enfarktüsü, pulmoner emboli, karotis darlığına bağlı inme ve kardiyomiyopati bu grubun tipik konularıdır. Değerlendirmede belirleyici olan, tablonun başvuru anındaki bulgularla tanınabilir olup olmadığı ve sevk endikasyonunun doğduğu anın doğru tespit edilmesidir. Tanı kaynaklı iddiaların tamamına teşhis kaynaklı malpraktis sayfamızdan ulaşabilirsiniz.
Savunmada Yaklaşımımız
Kalp ve damar cerrahisi dosyalarında savunma dört eksende kurulur. Birincisi endikasyonun belgelenmesidir: girişim öncesi görüntüleme, risk skorlaması ve konsültasyon kayıtları, seçilen yöntemin o hasta için uygun olduğunu göstermelidir. İkincisi komplikasyona hazırlıktır; ekip bileşimi, cihaz ve kan ürünü hazırlığı ile konsültasyon zincirinin ameliyat öncesinde planlanmış olması, organizasyon kusuru iddialarına karşı tek gerçek savunmadır. Üçüncüsü kayıt disiplinidir: muayene bulgusunun, komplikasyonun tanınma anının ve uygulanan girişimin saat düzeyinde kayıtlı olması. Dördüncüsü aydınlatmanın içeriğidir; bütünsel değerlendirmemiz aydınlatılmış onam sayfamızda yer almaktadır.
Savunma tazminat davasıyla sınırlı kalmaz. Kamu sağlık kuruluşlarında sunulan hizmetten doğan istemler kural olarak idari yargıda tam yargı davasıyla ileri sürülür; ceza soruşturması, Mesleki Sorumluluk Kurulu izni, kamu tarafından ödenen tazminatın hekime rücu riski ve zorunlu mali sorumluluk sigortası aynı olaydan doğar. Özel sağlık kuruluşlarında ise tüketici yargısı ve dava şartı arabuluculuk devreye girer.
Bilirkişi Süreci ve Heyet Bileşimi
Bu branşta bilirkişi heyetinin uzmanlık bileşimi, rapor içeriğine yapılacak itirazdan daha belirleyicidir. Uygulamada, kalp ve damar cerrahisi ile kardiyoloji uzmanı bulunmayan bir kurulun raporuna dayanan hüküm kaldırılmış; yeniden yargılamada branş uzmanlarını içeren geniş bir akademik heyetten rapor alınmıştır. Aynı biçimde, ceza soruşturmasında alınan raporla yetinilmesi de bozma sebebi sayılabilmektedir; hukuk hâkimi ceza kararıyla bağlı değildir. Rapor sürecinin başlangıçta yönetilmesi — heyetin bileşimi, sorulan soruların kapsamı ve dosyaya sunulan belgelerin eksiksizliği — dosyanın seyrini belirler.
Riskin Azaltılması: Koruyucu Hukuk
Deneyimimiz, bu branşta malpraktis riskinin daha az girişimle değil; endikasyon gerekçesinin dosyaya yazılması, ameliyat notu ile epikrizin terminolojik olarak tutarlı tutulması, muayene bulgularının eksiksiz kaydedilmesi, komplikasyon yönetiminin zaman kaydıyla belgelenmesi, onam metninin gerçekleşebilecek özgül riskleri içerecek biçimde düzenlenmesi ve ekip organizasyonunun ameliyat öncesinde planlanıp kayda geçirilmesiyle azaltıldığını göstermektedir. Büromuz, kalp ve damar cerrahisi kliniklerine ve hastanelere yönelik onam metni ve süreç gözden geçirme, kurum içi eğitim ve danışmanlık yürütmektedir. Konunun bütününe ilişkin ayrıntılı değerlendirme için Kalp ve Damar Cerrahisinde Malpraktis Rehberimizi inceleyebilirsiniz.
Hakkınızda bir dava, soruşturma veya idari süreç başladıysa ya da riskinizi önceden değerlendirmek istiyorsanız dosyanız için ön değerlendirme talep edebilirsiniz.
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.
Çekince
Bu sayfa genel bilgilendirme amacı taşır; hukuki danışmanlık yerine geçmez.
